Cumalıkızık, Bursa’nın doğusunda, Uludağ’ın eteklerinde yaklaşık 700 yıllık geçmişiyle ayakta kalmayı başarmış, Osmanlı sivil mimarisinin en değerli örneklerinden biridir. Kuruluşu 14. yüzyılın başlarına kadar uzanan bu tarihi köy, Osmanlı Devleti’nin Bursa’yı fethetmesinden sonra bölgeye yerleştirilen Türkmen topluluklarının oluşturduğu ilk yerleşim alanlarından biri olarak kabul edilir. Günümüzde yaklaşık 270 tarihi yapıya ev sahipliği yapan Cumalıkızık, dar taş sokakları, cumbalı evleri, ahşap kapıları ve geleneksel yaşam kültürüyle ziyaretçilerini adeta zamanda yolculuğa çıkarır. 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ne dahil edilmesiyle uluslararası düzeyde tanınırlığını artıran köy, her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamaktadır. Bursa’nın tarihini, kültürünü ve Osmanlı’nın kuruluş dönemindeki kırsal yaşamını yakından tanımak isteyenler için Cumalıkızık, şehrin en özel noktalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Özellikle son yıllarda artan kültür turizmi sayesinde köydeki restorasyon çalışmaları hız kazanmış, tarihi dokunun korunması için kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından önemli projeler hayata geçirilmiştir. Bu yönüyle Cumalıkızık yalnızca geçmişi temsil eden bir açık hava müzesi değil, aynı zamanda yaşayan ve gelişmeye devam eden bir kültürel mirastır.
Bursa denildiğinde akla gelen ilk destinasyonlar arasında yer alan Cumalıkızık, sahip olduğu tarihsel zenginlik sayesinde Bursa gezilecek yerler listelerinin vazgeçilmez adreslerinden biri olmayı sürdürmektedir. Köyün sokaklarında yürürken Osmanlı’nın ilk dönemlerinden izler görmek mümkündür; taş döşeli yolların arasında yükselen rengârenk evler, yüzyıllardır devam eden geleneksel yaşamın izlerini günümüze taşımaktadır. Bölgedeki yapıların büyük bölümü 18. ve 19. yüzyıllardan kalmış olsa da yerleşimin tarihi çok daha eski dönemlere uzanır. Kahvaltı kültürü, el yapımı yöresel ürünleri, tarihi camileri, küçük müzeleri ve kültürel etkinlikleriyle ziyaretçilere yalnızca görsel bir deneyim değil aynı zamanda güçlü bir tarih bilinci de sunmaktadır. Bursa gezilecek yerler arasında hem tarih hem de kültür açısından ayrıcalıklı bir konuma sahip olan Cumalıkızık, fotoğraf tutkunlarından tarih araştırmacılarına, doğa severlerden ailelere kadar geniş bir ziyaretçi kitlesine hitap etmektedir. Günümüzde ulaşım olanaklarının gelişmesiyle şehir merkezinden kısa sürede ulaşılabilen köy, Bursa gezilecek yerler rotalarının en önemli duraklarından biri olarak her mevsim canlılığını korumakta ve Osmanlı’nın kuruluş hikâyesini ziyaretçilerine hissettirmeye devam etmektedir.
Cumalıkızık’ın Tarihi ve Osmanlı’nın Kuruluş Dönemindeki Önemi
Cumalıkızık, yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin de en önemli tarihi yerleşim alanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Yaklaşık 700 yılı aşkın geçmişe sahip olan köy, Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarına ışık tutan nadir yerleşimlerden biridir. Günümüzde Bursa’nın Yıldırım ilçesi sınırlarında bulunan Cumalıkızık, Uludağ’ın kuzey eteklerinde kurulmuş olup tarih boyunca hem tarımsal üretim hem de sosyal yaşam açısından önemli bir merkez olmuştur. Osmanlı’nın ilk dönemlerine ait mimari dokuyu büyük ölçüde koruyabilmiş olması, köyü tarih araştırmacıları ve kültür turizmi açısından son derece değerli hale getirmiştir.
Köyün dar taş sokakları, ahşap ve kerpiçten yapılmış geleneksel evleri, tarihi çeşmeleri ve camileri ziyaretçilere adeta 14. yüzyılın atmosferini yaşatmaktadır. Bu özelliği sayesinde Cumalıkızık, her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlamakta ve Bursa gezilecek yerler listelerinde üst sıralarda yer almaktadır. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesiyle birlikte uluslararası düzeyde de tanınan köy, Osmanlı’nın kuruluş dönemine ait yaşam kültürünü günümüze taşıyan yaşayan bir miras olarak değerlendirilmektedir.
Cumalıkızık’ın Kuruluş Hikâyesi
Cumalıkızık’ın kuruluşu, Osmanlı Beyliği’nin Anadolu’da güç kazanmaya başladığı 1300’lü yılların başına kadar uzanmaktadır. Tarihçiler tarafından yapılan araştırmalara göre köy, Bursa’nın fethinden önce ve sonrasında bölgeye yerleştirilen Türkmen toplulukları tarafından kurulmuştur. “Kızık” adı, Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri olan Kızık Boyu’ndan gelmektedir. Anadolu’nun farklı bölgelerinde Kızık adını taşıyan yerleşimler bulunmasına rağmen Cumalıkızık, tarihi dokusunu en iyi koruyan yerleşim olarak öne çıkmaktadır.
Cumalıkızık’ın ismindeki “Cuma” ifadesinin ise köy sakinlerinin geçmişte cuma namazı için burada toplanmalarından kaynaklandığı düşünülmektedir. Bölgedeki Hamamlıkızık, Derekızık, Fidyekızık ve Değirmenlikızık gibi yerleşimler de aynı kültürel geçmişin izlerini taşımaktadır. Ancak zaman içerisinde en iyi korunabilen ve turizm açısından ön plana çıkan yerleşim Cumalıkızık olmuştur.
Kurulduğu dönemde köyün temel ekonomik faaliyetleri tarım, hayvancılık ve ormancılığa dayanıyordu. Uludağ’dan gelen su kaynakları sayesinde verimli tarım alanlarına sahip olan bölge, Bursa’nın gelişiminde önemli bir rol üstlenmiştir. Osmanlı’nın ilk yıllarında köyler, şehir merkezlerinin gıda ihtiyacını karşılayan önemli üretim alanları olarak görülüyordu. Cumalıkızık da bu sistem içerisinde stratejik bir konuma sahipti.
Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecinde uyguladığı yerleşim politikaları, Anadolu’daki siyasi ve ekonomik düzenin şekillenmesinde büyük rol oynamıştır. Cumalıkızık, bu politikaların en başarılı örneklerinden biri olarak gösterilmektedir. Osmanlı yönetimi, fethedilen bölgelerde güvenliği sağlamak, üretimi artırmak ve sosyal düzen oluşturmak amacıyla Türkmen ailelerini belirli bölgelere yerleştiriyordu.
Osmanlı Devleti’nin İlk Yerleşim Politikaları
Cumalıkızık’ta inşa edilen evlerin birbirine yakın konumlandırılması, köy yaşamının dayanışma kültürü üzerine kurulduğunu göstermektedir. Sokakların dar olması hem güvenlik hem de iklim koşullarına uyum açısından tercih edilmiştir. Evlerin alt katları genellikle depo, ahır ve üretim alanı olarak kullanılırken üst katlar aile yaşamına ayrılmıştır. Bu yapılaşma biçimi, Osmanlı kırsal mimarisinin temel özelliklerini günümüze kadar taşımaktadır.
Bursa’nın 1326 yılında Osmanlı hakimiyetine geçmesinin ardından bölge hızla gelişmiş, ticaret yolları canlanmış ve köylerin ekonomik önemi artmıştır. Cumalıkızık da bu süreçte hem üretim hem de sosyal yaşam açısından Bursa’nın önemli kırsal merkezlerinden biri haline gelmiştir. Günümüzde tarihçiler tarafından Osmanlı’nın kuruluş dönemindeki köy yaşamını anlamak için en önemli saha örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Cumalıkızık’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, yüzyıllar boyunca özgün mimari dokusunu büyük ölçüde koruyabilmiş olmasıdır. Köyde bulunan yapıların önemli bir bölümü 18. ve 19. yüzyıllarda yenilenmiş olsa da yerleşim planı ve mimari karakter Osmanlı’nın ilk dönemlerinden itibaren büyük ölçüde değişmeden günümüze ulaşmıştır. Köy içerisinde yaklaşık 270’e yakın geleneksel yapı bulunduğu bilinmektedir ve bunların önemli bir kısmı koruma altındadır.
Yüzyıllar Boyunca Korunan Tarihi Doku
Taş döşeli yollar, ahşap cumbalı evler, renkli cepheler ve geleneksel avlu düzeni Cumalıkızık’ın en belirgin mimari unsurlarını oluşturmaktadır. Bu özellikler sayesinde köy, Türkiye’de Osmanlı sivil mimarisinin en iyi korunan örneklerinden biri olarak gösterilmektedir. Özellikle fotoğrafçılar, tarih araştırmacıları ve kültür gezginleri için adeta açık hava müzesi niteliği taşımaktadır.
2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesi, köyün korunmasına yönelik çalışmaları daha da hızlandırmıştır. Son yıllarda gerçekleştirilen restorasyon projeleri sayesinde birçok tarihi yapı aslına uygun şekilde yenilenmiş, sokak sağlıklaştırma çalışmaları yapılmış ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması için önemli adımlar atılmıştır. Bugün Cumalıkızık, hem yerel halkın yaşamını sürdürdüğü hem de kültürel mirasın korunduğu nadir yerleşimlerden biri olarak dikkat çekmektedir. Bu nedenle Bursa gezilecek yerler arasında tarihi atmosferi en güçlü hissedebileceğiniz noktalardan biri olarak öne çıkmakta ve her yıl artan ziyaretçi sayısıyla Bursa gezilecek yerler rotalarının vazgeçilmez duraklarından biri olmayı sürdürmektedir.

Cumalıkızık Evleri ve Geleneksel Osmanlı Mimarisi
Cumalıkızık’ın günümüzde bu kadar ilgi görmesinin en önemli nedenlerinden biri, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan özgün mimari dokusudur. Yaklaşık yedi asırlık geçmişe sahip olan köy, Anadolu’daki geleneksel Türk konut mimarisinin en iyi korunmuş örneklerinden birini oluşturmaktadır. Köyde bulunan tarihi yapıların büyük bölümü ahşap, taş ve kerpiç gibi doğal malzemeler kullanılarak inşa edilmiştir. Modern şehirleşmenin etkilerinden büyük ölçüde korunabilen Cumalıkızık, ziyaretçilerine Osmanlı’nın günlük yaşamını ve mimari anlayışını yakından inceleme fırsatı sunmaktadır.
Dar taş sokakların iki yanında sıralanan tarihi evler, yalnızca estetik açıdan değil, aynı zamanda dönemin yaşam koşullarını anlamak açısından da büyük önem taşımaktadır. Her yapı, inşa edildiği dönemin ekonomik, sosyal ve kültürel özelliklerini yansıtan detaylara sahiptir. Bu nedenle Cumalıkızık yalnızca bir köy değil, aynı zamanda Osmanlı sivil mimarisini canlı şekilde sergileyen açık hava müzesi olarak kabul edilmektedir. Özellikle tarih meraklıları ve mimarlık araştırmacıları için Bursa gezilecek yerler arasında ayrıcalıklı bir konuma sahiptir.
Cumalıkızık evleri, Osmanlı kırsal mimarisinin temel özelliklerini taşıyan özgün yapılar olarak dikkat çekmektedir. Evlerin büyük bölümü iki veya üç katlı olarak inşa edilmiştir. Alt katlar genellikle ahır, depo ve üretim alanı olarak kullanılırken üst katlar aile yaşamına ayrılmıştır. Bu yapı tarzı hem ekonomik faaliyetlerin sürdürülmesine hem de aile bireylerinin günlük yaşamını rahat şekilde devam ettirmesine olanak sağlamıştır.
Tarihi Evlerin Mimari Özellikleri
Evlerin yapımında taş temel üzerine ahşap iskelet sistemi kullanılmıştır. Duvarlarda kerpiç ve moloz taş tercih edilmiştir. Bu yöntem hem dayanıklılığı artırmış hem de bölgenin iklim koşullarına uyum sağlamıştır. Ahşap malzemenin yoğun kullanılması sayesinde yapılar deprem gibi doğal afetlere karşı daha esnek hale gelmiştir.
Cumalıkızık evlerinin en dikkat çekici özelliklerinden biri cumbalardır. Sokaklara doğru uzanan çıkmalı pencereler, hem evlerin kullanım alanını genişletmiş hem de dışarıyla görsel bağlantı kurulmasını sağlamıştır. Geleneksel Türk evlerinde sıkça görülen bu mimari unsur, köyün karakteristik görüntüsünün oluşmasında önemli rol oynamaktadır.
Pencerelerin küçük ve çok sayıda olması, dönemin güvenlik anlayışını yansıtırken aynı zamanda iç mekânların doğal ışık almasını sağlamaktadır. Evlerin renkli cepheleri ise günümüzde köyün en çok fotoğraflanan detayları arasında yer almaktadır. Sarı, mavi, beyaz ve kırmızı tonlarının kullanıldığı cepheler, tarihi dokunun estetik değerini artırmaktadır.
Sokak Yapısı ve Köy Planlaması
Cumalıkızık’ın mimari değerini artıran en önemli unsurlardan biri de köy planlamasıdır. Günümüzde modern şehirlerde görülen düzenli cadde ve sokak anlayışının aksine, köyün sokakları doğal arazi yapısına uygun şekilde şekillendirilmiştir. Taş döşeli yollar bazen birkaç kişinin yan yana yürüyebileceği genişlikteyken bazı noktalarda oldukça daralmaktadır. Bu durum köye özgün ve tarihi bir atmosfer kazandırmaktadır.
Sokakların dar tasarlanmasının birkaç önemli nedeni bulunmaktadır. İlk olarak bu yapılaşma güvenlik açısından avantaj sağlamıştır. İkinci olarak ise yaz aylarında oluşan sıcak havanın etkisini azaltmak amacıyla gölgelik alanlar oluşturulmuştur. Evlerin birbirine yakın konumlandırılması sayesinde sokaklar günün büyük bölümünde serin kalabilmektedir.
Köyün merkezinde yer alan meydanlar, çeşmeler ve ortak kullanım alanları geçmişte sosyal yaşamın merkezi konumundaydı. Köylüler burada bir araya gelir, alışveriş yapar ve günlük işlerini planlardı. Bu sosyal yapı, Osmanlı kırsal yaşamının dayanışma kültürünü günümüze kadar taşımıştır.
Sokakların büyük bölümünde yağmur sularının akışını sağlayan taş kanallar bulunmaktadır. Yüzyıllar önce inşa edilen bu sistem, dönemin mühendislik anlayışını göstermesi açısından dikkat çekicidir. Bugün bile birçok noktada işlevini sürdüren bu altyapı, köyün planlama açısından ne kadar ileri bir anlayışla kurulduğunu ortaya koymaktadır.
Cumalıkızık’ın günümüze kadar ulaşabilmesinde koruma ve restorasyon çalışmalarının büyük payı bulunmaktadır. Özellikle 1980’li yıllardan itibaren tarihi dokunun korunmasına yönelik projeler hız kazanmış, birçok yapı uzman ekipler tarafından incelenerek aslına uygun şekilde restore edilmiştir.
Restorasyon Çalışmaları ve Koruma Süreçleri
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve çeşitli koruma kurulları tarafından yürütülen çalışmalar sayesinde yüzlerce tarihi yapı kayıt altına alınmıştır. Yapılan restorasyonlarda modern malzemeler yerine geleneksel yapı teknikleri tercih edilmiş, böylece köyün özgün karakteri korunmuştur.
2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesiyle birlikte koruma çalışmaları uluslararası boyut kazanmıştır. Bu gelişme yalnızca tarihi yapıların korunmasını değil, aynı zamanda bölgenin kültürel değerlerinin tanıtılmasını da sağlamıştır. Günümüzde köyde gerçekleştirilen her restorasyon çalışması belirli koruma kriterlerine göre yürütülmektedir.
Artan ziyaretçi sayısına rağmen tarihi dokunun zarar görmemesi için çeşitli önlemler alınmaktadır. Araç trafiğinin sınırlandırılması, yapıların düzenli olarak denetlenmesi ve yerel halkın bilinçlendirilmesi bu çalışmaların başında gelmektedir. Bugün Cumalıkızık, hem yaşayan bir köy hem de koruma altındaki önemli bir kültürel miras alanı olarak varlığını sürdürmektedir. Bu özelliği sayesinde Bursa gezilecek yerler arasında mimari açıdan en özgün destinasyonlardan biri olarak kabul edilmekte, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir. Tarihi evleri, özgün sokak dokusu ve korunan kültürel mirasıyla Cumalıkızık, Bursa gezilecek yerler rotalarının en etkileyici duraklarından biri olmaya devam etmektedir.
Cumalıkızık’ta Gezilecek Yerler ve Kültürel Zenginlikler
Cumalıkızık, yalnızca tarihi evleriyle değil, aynı zamanda sahip olduğu kültürel miras, geleneksel yaşam biçimi ve ziyaretçilerine sunduğu özgün deneyimlerle de dikkat çekmektedir. Yaklaşık 700 yıllık geçmişe sahip olan bu tarihi köy, Osmanlı’nın kuruluş döneminden günümüze ulaşan birçok yapıyı ve kültürel değeri bünyesinde barındırmaktadır. Dar taş sokaklarında yürürken her köşe başında farklı bir tarihi detayla karşılaşmak mümkündür. Köyün korunmuş yapısı sayesinde ziyaretçiler modern şehir hayatından uzaklaşarak geçmişin atmosferini yakından hissedebilmektedir.
Özellikle hafta sonları ve turizm sezonlarında yoğun ilgi gören Cumalıkızık, Bursa’nın en çok ziyaret edilen kültür destinasyonlarından biri haline gelmiştir. Tarihi yapılar, müzeler, dini eserler, yöresel ürünler ve geleneksel yaşam kültürü köyü sıradan bir gezi noktasının ötesine taşımaktadır. Bu nedenle Bursa gezilecek yerler listelerinde yıllardır ilk sıralarda yer alan Cumalıkızık, hem yerli hem de yabancı turistler için vazgeçilmez duraklardan biri olarak kabul edilmektedir.
Köyün kültürel değerlerini yakından tanımak isteyen ziyaretçilerin ilk uğrak noktalarından biri Cumalıkızık Etnografya Müzesi’dir. Tarihi bir konakta hizmet veren müze, Osmanlı döneminden günümüze uzanan köy yaşamını detaylı şekilde yansıtmaktadır. İçerisinde yer alan eserler sayesinde ziyaretçiler geçmiş yüzyıllarda bölgede yaşayan insanların günlük hayatlarını daha iyi anlayabilmektedir.
Cumalıkızık Etnografya Müzesi
Müzede geleneksel kıyafetler, mutfak araç gereçleri, tarım ekipmanları, el sanatları ürünleri ve eski ev eşyaları sergilenmektedir. Bu eserler, yalnızca Cumalıkızık’ın değil, genel olarak Osmanlı kırsal yaşamının da önemli ipuçlarını sunmaktadır. Özellikle geçmiş dönemlerde kullanılan el yapımı eşyalar ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmektedir.
Müzenin en dikkat çekici bölümlerinden biri geleneksel Türk evi düzeninin canlandırıldığı alanlardır. Bu bölümlerde misafir odaları, oturma alanları ve günlük yaşam bölümleri aslına uygun şekilde hazırlanmıştır. Böylece ziyaretçiler yalnızca tarihi eserleri görmekle kalmaz, aynı zamanda geçmişin yaşam kültürünü de deneyimleme fırsatı bulur.
Etnografya Müzesi, Cumalıkızık’ın tarihsel kimliğini anlamak isteyenler için önemli bir başlangıç noktasıdır. Köyün sahip olduğu kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından da büyük değer taşımaktadır.
Cumalıkızık’ın kültürel dokusunu oluşturan en önemli unsurlardan biri de tarihi dini yapılar ve çeşmelerdir. Osmanlı döneminde sosyal yaşamın merkezlerinden biri olan camiler, günümüzde de köyün manevi atmosferini yaşatmaya devam etmektedir. Köy içerisinde bulunan tarihi mescit ve camiler, yüzyıllardır kullanılan özgün mimari özelliklerini büyük ölçüde koruyabilmiştir.
Tarihi Camiler ve Çeşmeler
Taş ve ahşabın uyumlu şekilde kullanıldığı bu yapılar, Osmanlı’nın erken dönem mimari anlayışını yansıtmaktadır. Özellikle sade ancak işlevsel tasarımları dikkat çekmektedir. Caminin çevresinde bulunan meydanlar ve ortak kullanım alanları geçmişte köy halkının sosyal etkileşim merkezi olarak kullanılmıştır.
Köy içerisinde yer alan tarihi çeşmeler de dikkat çeken yapılar arasındadır. Uludağ’dan gelen doğal kaynak sularıyla beslenen bu çeşmeler, geçmişte günlük yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biriydi. İnsanlar su ihtiyaçlarını bu noktalardan karşılıyor, aynı zamanda sosyal iletişimlerini de burada gerçekleştiriyordu.
Bugün birçok tarihi çeşme hâlâ kullanılmakta ve ziyaretçilere köyün geçmiş yaşam düzeni hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Bu yapılar, Cumalıkızık’ın yalnızca mimari değil aynı zamanda sosyal tarih açısından da ne kadar zengin olduğunu göstermektedir.
Cumalıkızık, Türkiye’nin en çok fotoğraflanan tarihi yerleşimlerinden biri olarak bilinmektedir. Köyün taş döşeli sokakları, renkli cumbalı evleri, ahşap kapıları ve geleneksel mimarisi profesyonel fotoğrafçılar kadar amatör ziyaretçiler için de eşsiz kareler sunmaktadır.
Özellikle sabah saatlerinde sokaklara düşen doğal ışık, tarihi yapıların estetik görünümünü daha da ön plana çıkarmaktadır. Sonbaharda sararan yapraklar ve ilkbaharda açan çiçeklerle birleşen tarihi atmosfer, köyü her mevsim farklı güzelliklere bürünen bir fotoğraf alanına dönüştürmektedir.
Fotoğraf Noktaları ve Kültürel Deneyimler
Fotoğrafçılığın yanı sıra Cumalıkızık’ta ziyaretçilere sunulan kültürel deneyimler de oldukça zengindir. Geleneksel köy kahvaltıları, ev yapımı reçeller, doğal ürünler ve yöresel lezzetler bölgeyi gastronomi açısından da cazip hale getirmektedir. Köy pazarlarında satılan el işi ürünler, yöresel gıdalar ve geleneksel hediyelik eşyalar ziyaretçilere bölgenin kültürel kimliğini yakından tanıma fırsatı sunmaktadır.
Bazı tarihi konakların ziyaretçilere açılması sayesinde Osmanlı dönemi yaşam alanları yakından incelenebilmektedir. Ayrıca yıl boyunca düzenlenen çeşitli kültürel etkinlikler ve festivaller köyün canlı kültürel yapısını desteklemektedir. Bu etkinlikler sayesinde ziyaretçiler yalnızca tarihi yapıları görmekle kalmamakta, aynı zamanda köyün yaşayan kültürünü de deneyimleyebilmektedir.
Tüm bu özellikleriyle Cumalıkızık, yalnızca tarihi bir köy değil, aynı zamanda kültür, sanat, gastronomi ve tarih turizmini bir arada sunan özel bir destinasyondur. Bursa gezilecek yerler arasında en çok ilgi gören noktalardan biri olmasının temel nedenlerinden biri de ziyaretçilere sunduğu bu çok yönlü deneyimdir. Tarihi atmosferi, kültürel değerleri ve fotoğraf tutkunları için sunduğu eşsiz manzaralarıyla Cumalıkızık, Bursa gezilecek yerler rotalarının vazgeçilmez duraklarından biri olmaya devam etmektedir.
